Bugun...
SON DAKİKA

Yoldaki Zombiler

 Tarih: 02-05-2019 19:41:00  -   Güncelleme: 02-05-2019 21:49:00
Hakan Cahit Çiftçi

Doğru yolu bulma gayreti içerisinde olanlarla, doğru yoldan uzaklaşma çabası içinde olanların mücadelesinin nefes nefese yaşandığı bir Dünyada hayat sürüyoruz.
Günboyu namazlarında 40 küsur defa "Bizi dosdoğru yola ilet" diye yakarışda bulunduğu halde Allah’ın nefret ettiği yollara aşk ile bağlılığını sürdüren insanların arasında imanı koruma savaşımı veriyoruz.
Yıllarca Allah'la beraber başka birini ilah edinmiş şirk ehli grupların ve cemaatlerin peygamberlerden daha emin bir irade ile dosdoğru yolda olduklarına inanıp cennetten arsa, saray, huri, gılman ve daha birçok nimet sipariş ettiklerini müşahede ederken sabır sınırlarını zorlayarak yaşıyoruz.
Yol, yolcu, doğru ve dosdoğru yol tarifinin bu kadar çeşitli, renkli ve girift olduğu bir ülkede Allah’ın , Kitabının, Peygamberinin ve sahih saliklerinin işaret ettiği Dosdoğru yolun Demokrat, laik, şii, Suudcu, Sufi kafalardan filitre edilerek halka sunulduğu bir ilim dehlizinde çırpınıyoruz.
Doğru yolu bulmuş veya dokunmuş olanların, arkadan kurmalı medya sihirbazları tarafından özenle manufle edildiği, yalan, iftira, karalama ve çarpıtma sopası ile linç edildiği bir dönemi, bir çağı, bir karanlığı yaşıyoruz.

"Kim kendisine 'dosdoğru yol' apaçık belli olduktan sonra, elçiye muhalefet ederse ve mü'minlerin yolundan başka bir yola uyarsa, onu döndüğü şeyde bırakırız ve cehenneme sokarız. Ne kötü bir yataktır o" [Nisa 115]


Ayeti gereği, zaman içerisinde onun bunun koltuğunun altına girip dosdoğru yoldan ayrıldığının farkına bile varamadan Peygamberin  ve müminlerin yolundan ayrılan ayrıldığı yerde debelenen köy enstütüsü kılıklı riyakar yağcıların mücahit rolü yaptığı dünya sahnesinde onurlu bir duruş sergiliyoruz.
 

"Kim Rahmanın zikrini görmezlikten gelirse, biz bir şeytana onun 'üzerini kabukla bağlattırırız'; artık bu, onun bir yakın dostudur.
Gerçekten bunlar (bu şeytanlar), onları yoldan alıkoyarlar; onlar ise, kendilerinin gerçekten hidayette olduklarını sanırlar. [Zuhruf; 36-37]


Ayeti ışığında, Rahmanın zikrini, hükmünü, helal ve haramını iyi bildiği halde tebadan onlarca uyarılara aldırmadan bilmem hangi sömürgeci devletin ceza hukukunu, medeni kanununu, ceza muhakemesi usulünü dikte eden şeytanın kabuğuyla kundaklanmış sahte halifelerin kendilerini dosdoğru yolda olduklarını sandığı bir dünyada yaşıyoruz.
Dosdoğru yolu Babasının tapulu yolu zannedenlerin ilimden, fıkıhtan ve hilmden yoksun bir şekilde merhametsizce herkesi ve nihayetinde birbirlerini ve dahi aynadaki adamı tekfir ettiği insanların içerisinde kardeşlik hukukunu kurmaya çalışıyoruz.
Yıllarca islamın teorisi üzerinde teknik çalışma ve akademik yazılar yazmış ilahiyatçı hocaların adeta kralın dinini savunan Belam bin Bağura gibi camilerde, okullarda görev yapacak olan öğrencilerine İslama savaş açmış izmleri İslam gibi telkin ettikleri eğitim sisteminde çocuk okutmaya çalışıyoruz.
Bütün cemaat, grup, dernek, vakıf ve tasavvuf dergahlarının sürekli birbirlerine saldırdığı, tekfir ettiği, gıybetini yaptığı bir ortamda gençlerin buna bir anlam veremeyip dosdoğru yol konusunda kontpiyede kalarak nihayetinde cehaletin karanlığı ve nefislerinin koyu ihtiraslarına yenilerek Deizme teslim olduğu bir gündemi yaşıyoruz.
Şimdi imameti dağılmış tesbih daneleri gibiyiz. Her birimiz islamın bir zikrini almış bir tarafa yuvarlanmış durumdayız. Kafirlerin istediği de bu değilmiydi?
Vel hasılı kelam Dünya ve ülke konjonktüre tam anlamıyla şeytan ve dostlarının istediği gibi seyretmekde.
Rabbim bizlere merhamet etsinde Çölün ortasında nasıl gül açtırdıysa 1400 yıl önce bugünde bizlere katından bir Furkan verinde doğruyu yanlıştan ayırıp doğru olana ram olabilelim.

  Bu yazı 520 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI