Bugun...
SON DAKİKA

LGBT, Terörden Daha Tehlikeli Bir Yapıdır

 Tarih: 12-07-2019 21:13:00  -   Güncelleme: 13-07-2019 10:48:00
Harun Ceylan

LGBTi+ bireylerin Türkiye’de ilk olarak 2015 haziran seçimlerinde siyasi bir partinin milletvekilliği adaylığıyla ön plana çıkarıldığını gördük. Fakat onun milletvekili adayı olması, toplum nezdinde meşrulaştırılma çabalarından ve gençlere kötü örnek teşkil etmesi yönünün sıkıntısı bir yana, bu adayın kazanamayacağı bir sıradan aday gösterilmesi ayrı bir garabet ve esas niyetleri de burada ortaya çıkıyordu. İlk etapta birden bire gözlere sokmamak için meşrulaştırma çabaları yavaş yavaş devreye sokuluyor, tepeden inme halkın gözüne sokmaktan kaçınıyorlardı.

 

Fakat şuan herşeyi açıktan yapabiliyor, her türlü isteklerini rahatlıkla talep edebiliyorlar, hatta onlar bizden değil biz onlardan ‘’aman’’ dileyecek konuma geldik, çok az kaldı. Ankara’da bir parkın güvenliği lavaboda eşcinsellerin ahlaksızlık yaptığını sezince onları kovuyor. Akabinde işinden oluyor. Bu sadece bir örnek. Artık heryerde ‘’ahlâksızlığın’’ ve ‘’ahlâksızların’’ borusunun öttüğü yeni bir döneme girdik. Bugüne kadar Kemalizmin baskıcı ve totaliter yapısından, gayri islami yapısından şikayet eder durur, bunun artık islamiliğe ve insaniliğe evrilmesi gerektiğini savunurduk. Bırakın sistemin değişmesini, daha da çöküyorlar üstümüze dört bir yandan… LGBT’li bireylerin masum olduklarını, onların hasta olduğunu, bizlerin yumuşak tavır ve davranışlarımıza ihtiyaçları olduğunu söyleyip, hatta onlara destek olmamız gerektiğini de söyleyenler var…               

 

Hümanizm putuyla bizlere altın tepside sunuyorlar zehirleri. Farkına varıp erken def edilmediği takdirde yeni yetişen nesil bu sapıklığın meşru kabul edildiği ve saygı duyulması gereken bir hareket olarak tasavur edildiği bir toplumda gözünü açacaklar.. İslam’dan, itikaddan, fıkıhtan, islami düşünce yapısından bihaber olan bireyler, LGBTli bireylerin mevcut durumunun Allah’tan geldiğini, dolayısıyla onlara saygı duyulması gerektiğini söylüyorlar! Allah ve İslam ile alakası olmayan bireyler söylüyor bunları ve Allah’a iman etmiş saf kimseler de bu hümanist yaklaşımın ardındaki sapıklığı fark etmeden dillendirebiliyor bilinçsizce.. Onlar bilinçsiz olarak kalmasınlar, bu konuda bilinçlensinler diye anlatmak hepimize bir görev olarak düşüyor.  Bir insan ancak 2 şekilde cinsiyet değişikliğine uğrayabilir:

 

1: Doğuştan çift cinsiyetli doğan bireyler. Bunlar Allah tarafından çift cinsiyetli olarak dünyaya geliyorlar. Fakat bir süre sonra TIP tarafından bunların cinsiyetinin hangi tarafa daha eğilimli olduğu tesbit edilmesini müteakip daha az basan tarafı devre dışı bırakılıyor.. Dolayısıyla burada bir eşcinsel olarak gönderilme söz konusu değil. Mesela böyle bir durum ile dünyaya çocuğu gelen bir anne, şunu söylüyor:   Bebeğimin kromozom analizinde, ağırlıklı olarak 45 X0 bulunduğundan dolayı, onu kız çocuğu olması gereketiğini savundular.’’   

Fakat burada yazdığım kadar kolay işlemiyor bu süreç.. Epey zaman alabililiyor, çocuğun iyice büyümesini bekleyecek kadar. Fakat sonuç ne olursa olsun, bireyin bu durumunu LGBT gibi bir ahlâksızlık ile kullanacağını asla meşrulaştırmaz. LGBT sapıklığı ayrı, bu durum apayrı bir şey.

 

2: Doğuştan Allah tarafından bir erkek veya kız olarak doğup, ilerde gerek genetik, gerek yediği şeylerden gerekse izlediği ve yöneldiği şeylerin verdiği ruh haliyle hemcinsine yönelen bireyler. Bunlar bu durumu tamamen ahlâksızlık yaparak kullanıyorlar. Halbuki bu da tedavi olunabilecek bir şey. Bu tip birey bu eğilimini ahlâksızlık ile kullanması yine meşrulaştıramaz.

Dolayısıyla LGBTli bireyler her halukarda haksızlar ve onları kimse bizlere meşru göstermeye kalkışmasın. Biz onların tedavi edilmesi gerektiğini savunurken onlar bize ‘’bu durumu kabullenmek zorundasınız. Biz her yerdeyiz. ‘’ diyorlar.  Üst aklın LGBTli birey yaratma çabaları meyve vermeye başladı. Bu proje yeni değil ve en az 30 yıllık bir hummalı mazisi var.

 

Amerika’da ve AVRUPA’da başarılı oldukları için diğer ülkelerin tamamında da uygulamaya giriştiler. Avrupa toplumunu bu tip projelerle rahatlıkla kontrol altında tutabildikleri için her yerde uygulamalak istemeleri söz konusu. Çünkü bu tip bireyler kendilerine bu alanları açanları sorgulayamaz, hayvan gibi sorgulamaya asla yer olmayan bir hayat yaşarlar. Toplumu ve ekinleri ifsad etmek onların bir numaraları uzman oldukları alan. 

 

İki eğilimden sizlere bahsettik. Bu açıklama üzerine şunu diyebiliriz: LGBT bir hastalık değil, ahlâksızlığı meşrulaştırma çabalarının olduğu Avrupa tarafından fonlanan çatı bir isim. Bu bireyler kendi sesini yükseltebilecekleri bir ortam arıyorlardı, LGBT onlar için bulunmaz bir fırsat. Hatta öyle bir duruma gelindi ki LGBT’liler meydana çıktığında on binlere ulaşan bir sayı görebiliyoruz. Bu, LgBTlilerin çok olduğuna delalet değildir. Karşı cenaha ses yükseltmek isteyen tüm bireyler orada gözünü açıyor ve ses yükseltiyorlar.

 

Dolayısıyla LGBT’lilerin yarın bir gün silahlanıp meydana çıkmayacağının hiçbir garantisi yok. Aslında bu anlamda LGBT için terör örgütünden daha tehlikelidir demek, daha münasip düşüyor. çünkü terör ithamı yapılması için illa ellerine silah alıp meydana çıkmalarını da beklemenin anlamı yok. Toplumun ahlâkını ifsad etmeyi kendine görev addeden ve her türlü baskıyı meşru gören  her hareket bir terör örgütüdür. Nitekim Allah azze ve Celle bir ayetinde "fitne çıkarmak adam katletmekten daha kötüdür"  buyurmaktadır. (Bakara 217) Onların kamusal anlamda her yerde meşru gösterilmesinin yasal zemini olan İstanbul Sözleşmesi ve CEDAW ile her türlü mücadeleyi kendimize vazife bilmemiz gerekir. Yoksa yaklaşıyor yaklaşmakta olan. Gereken her türlü tedbirler acilen alınmalı.  Müslüman ülkesinde böyle ahlâksızlıklara geçit olmamalı. Bu ahlâksızlığı meşrulaştırmaya çalışan her kim varsa bunun hesabını Allah'a veremezler. Avrupa'dan gelen milyarlar tatlı olabilir ama Allah'ın azabı daha çetin. Dünya geçici fani bir hayattır. Ebedi olan ise ahirettir. Fani bir menfaat için ahiretini heba edenden daha bedhat kimse yoktur herhalde!

 

 

  Bu yazı 560 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI