Bugun...

Sünnet ve Hadis Müdaafası: Hadis Münkirlerine Reddiye ve Sahabe Örnekliği

 Tarih: 12-02-2019 20:56:00  -   Güncelleme: 12-02-2019 21:07:00
Mehmet Rençber

Hamd “ Sabah ve akşam Rablerine yakaran kimseleri yanından kovma.” (el-Enam: 52) diyerek, Peygamber Aleyhisselam’ın yanına gelen ashabı uzaklaştırmayı, kendisinden  nehyeden Allah içindir. Salat ve selam Peygamberlerin en üstününe, peyamberlere ve bu ümmetin içinden “ Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O’ndan razı olmuşlardır. “ (El-Beyyine:8 ) dediği ashabın, onlara güzellikle uyanların üzerine olsun. 

Ashabın Faziletlerine önce Kur’an’dan bir takım ayetlerden bahsedersek, mesajımızın muhattaplarına daha erken ulaşacağına inanıyorum. Doğrular Allah’tan, yanlışlar ise tamamen nefsimizdendir. 

Onlar Allah’ın hakkında şöyle dediği kimselerdir:
“ Mü’minlerden, hakkında Allah’a söz verdikleri şeye bağlı kalan niceleri vardır. Onlardan kimi adağını yerine getirmiş( Allah yolunda şehid olmuş) kimi de (bunu) beklemektedir. Onlar (verdikleri sözü) asla değiştirmemişlerdir.” (El-Ahzab: 23) 

Ve başka ayette Rabbimiz, onlardan razı olduğunu beyan etmiştir. 
“ Allah onlardan razı olmuştur, onlar da O’ndan razı olmuşlardır.”(El-Beyyine: 8) 

Rabbimiz Ağacın altında, Resulullah sallalahu aleyhi ve Sellem’e ağacın altında biat edenlerden razı olmuştu, kalblerindekine göre onlara bir fetih vermişti. 
“ Andolsun ki, ağacın altında sana biat edenlerken Allah mü’minlerden razı oldu. Kalplerindekini bildiği için üzerine sekineti indirdi ve onları yakın bir fetihle mükafatlandırdı. “ (el-feth:18) 

Ashabın Faziletlerini Kur’an’dan önce ki ilahi kitaplarda da zikretmişti.
“ Muhammed Allah’ın Resûlüdür. Onun beraberinde olanlar kafirlere karşı sert, birbirlerine karşılı merhametlidirler. Onları, Allah’tan İhsan ve rıza elde etme arzusuyla rukû ve secde ederken görürsün. Onların alametleri, secdelerden yüzlerine kalan eserdir. Onlara Tevrat’ta verilen misal budur. İncil’deki misalleri ise (şöyledir:) Onlar Filiz veren sonra o filizi güçlendiren, ardından kalınlaşıp güçlenen ve kökleri üzerinde dimdik hale gelen bir ekin gibidirler ki, ( bu durum) çiftçilerin hoşuna gider. (Onların böyle gelişip güçlenmeleri) kafirlerin kızdırmak içindir. Nitekim Allah onlardan iman edip Salih amel işleyenlere mağfiret ve büyük bir mükafat va’detmiştir. “ 
(El-Feth:29) 

Rabbimizin sahabe hakkında verdiği misalle dikkat edilirse, kafir olanların sahabenin bu durumuna kızdıklarını vurgulamaktadır. Bugün öyle bir zamanda yaşıyoruz ki; Kur’an yorumunda bulunup, hadisleri gelişi güzel uydurma olmasına yönelik not veren Mustafa İslamoğlu, Edib Yüksel ve daha nice yazar, Ebu Hureyre gibi en çok hadis rivayet eden sahabiler hakkında islam düşmanlarının gösterdikleri tavrı göstermektedirler. Sahabe hakkında yalancılık suçlamasında bulunmak kuşkusuz bu ayetleri ya inkara gitmektir, yada ayetleri manalarından sıyrıltmaktır. Nitekim Edib Yüksel gibi bir hadis inkarcısı Dinin bir kısmı olan Gayri Metluv vahy’i inkar etmekle kalmamıştır. O hadis inkarcılarının içinde freni patlak, aşırı hız yapan birisidir. Aşırı hız ile Tevbe suresinin son iki ayetini de kabul etmemektir. Ehli sünnet icma ile Kuran’ın bırakın iki ayetini tek harfinin bile inkar edenin müslüman olmadığında karar kılmıştır. Kendisi de ehli sünneti toptan müşrik görmektedir. Bunların Kur’an’a davet yöntemleri tamamen laf cambazlığıdır. Kurana değil kendi kuran yorumlarına davettir bu. Bir hadis inkarcısına bir soru yöneltmiştim. Soru şuydu: “Siz Kur'an'a değil, Kuranı tercüme eden kişiye tabisiniz. Nasıl olurda buna Kur’ana tabi olmak diyebiliyorsunuz. Bu da bir nevi tercümesini okuduğum kişinin meshebine girmek değil midir ? “ diye sorduğumda. Yanındaki arkadaşlarının rengi değişti. Cevaben bize şöyle dedi: “ Türkiye’de sayılı mealler var, hepsi birbirinin aynısıdır. “ Yani bu arkadaşımız farkında olmadan, Kur’an’ın Arapçası ile mealini birebir aynı kabul ederek büyük bir sapkınlığın içine düşmüşde farkında değildi. Kur’anın meali her zaman doğru anlaşılmaz. Bunu son dönem hadis inkarcılarından Mehmet Okuyan bile dile getirerek şöyle demişti: “ Biz insanlara meal okuyun demekle acaba hatamı yaptık. İki ayetin mealini okuyan başladı islam hakkında fetva vermeye”. Daha sonra kendi ağzından Mehmet Okuyan’ın tefsir yazmaya  başladığını da öğrenmiş olduk.
Kuranda başka ayetleri de zikretmeye devam edersek. 

Rabbimiz şöyle buyuruyor: 
“ Fakat Rasûl ve onunla birlikte iman edenler mallarıyla ve canlarıyla cihad ettiler. İşte bunlar için pek çok hayırlar vardır ve işte bunlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. Allah onlar için altlarından ırmaklar akan ve içlerinde (edebiyen) kalıcı oldukları cennetler hazırlamıştır.  Büyük kurtuluş işte budur. “(et-tevbe :88-89) 


Sahabe hakkında bu kadar söz işittikten sonra ona dil uzatanlar kimlerdendir acaba ?!! 

“ Muhacır ve Ensar’ın ilklerinden olup öne geçenlerle, ihsanla onları takip edenlerden Allah razı olmuş, onlar da O’ndan razı olmuşlardır. (Allah) onlara altlarından ırmaklar akan ve içinde edebi olarak kalacakları cennetler hazırlamıştır. İşte en büyük kurtuluştur. “(et-tevbe: 100) 

Bu ayetten çıkaracak bir derste şu değil mi? “onları takip edenlerden Allah razı olmuştur...!” Bugün hayatus sahabe örnek teşkil edilir denildiğin de, hadis münkiri zatlar diyorlar ki: siz Allah’ın kitabını arkanıza atıyorsunuz.  Acaba sormak lazım. Bu Allah’ın kitabı bize bu ayetlerde zikredilenleri görmediniz mi, gördünüz de inkar mı ediyorsunuz hadisler gibi ? 

Ve siz bu ayeti hiç görmediniz mi ? 
“ Sizler insanlar için(onların yararına ) çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. İyiliği emreder, kötülükten nehyeder, Allah’a iman edersiniz. ( Ali imran:110) 

Bu ümmetin en hayırlıları, Allah subhanehu ve Teala tarafından ashab kılınmışken, kim bu ayetlere itiraz edebilir? Kim Ashabın örnekleriğine, takip edilmesine dair, faziletine dair bunca ayetten sonra bir takım söylemlerle Ashab’a düşman kesilebilir? 

Son olarak şu ayetin mealeni de zikredelim. Rabbimiz ashab hakkında şöyle buyuruyor: 
“ Böylece sizi insanlar hakkında şahitler olasınız ve Rasûl de sizin hakkınızda şahit olsun diye vasat bir ümmet kıldık...” (el-bakara:143) 

İnananlar içinde bu bağlamda bir kaç sahabe sözü ve hadisi şerif zikredelim inşAllah. 

Sahabenin Fakihlerinden Abdullah ibn Mesut (radıyallahu anhu) şöyle der: 
“ Allah kulların kalplerine bakmış, Muhammed’in (sallallahu aleyhi ve şeklen) kalbini onların en hayırlısı olarak seçmiş ve onu risaletini insanlara ulaştırmak için göndermiştir. Muhammed’den sonra kulların kalplerine tekrar bakmış ve onun ashabının kalplerini kulların kalplerinin en hayırlıları bulmuştur. Bundan dolayı onları Nebi’sinin, onun dini uğrunda savaşan yardımcıları kılmıştır. Mü’minlerin güzel gördükleri şey Allah katında da güzeldir, onların kötü gördükleri şey Allah katında da kötüdür. “ 
(Ahmed, Müsned 1/379, şeyh Ahmed Şakir sAhih demiştir. ) 

Bu söz kurana o kadar mutabık ki, Hikmet dolu sözlerdir. Artık sahabe hakkında kim düşmanca bir tavır takınabilir ? Kim Allah’ın gazaplanacağı bir işe kalkışabilir. Ancak inkar edenden başkası... 

Peygamber Aleyhisselam’ın ashabı hakkında sözlerinden sana de bir kaç tanesine değinelim inşAllah.

İmran ibn Husayn (radıyallahu anhu) rivayet eder: Rasûlullah şöyle dedi: “ Ümmetimin en hayırlıları benim kuşağımdır. (Hayırda) Onları bir sonraki nesil, onları da bir sonraki nesil takip eder.-İmran şöyle der: Kendi kuşağından sonra iki kuşak mı yoksa üç kuşak mı zikretti bilmiyorum-Sizden sonra bir topluluk gelir ki, kendilerinden istenmeden şahitlik ederler; kendilerine güvenilmez, çünkü hiyanet ederler; adakta bulunur ve adaklarını yerine getirmezler. Aralarında şişmanlık yayılır. “ 
(Buhari, 3650; Müslüm, 2535) 

Sahabe’den sonra Tabiin ve ondan sondaki Nesile doğru hayırlı olan ümmetler zikredilmiştir. Bu üçüncü tabakanın içine büyük imamlar girer, muhaddisler girer. Bugün peygamber Aleyhisselam’ın Kur’an hakkındaki yorumu, Kur’an’ın ve sünnetin pratik yorumu ancak bu hayırla zikredilen tabakaların yoluyla bize gelmiştir. Bu nesillerin içinde son olan kısımda ise, yani imam Ahmed b. Hanbel’in yaşlılık dönemine doğru bidat fırkaları yaygınlaşmış, kuran ayetlerini peygamber Aleyhisselam’ın yorumladığının, sahabenin anladığının aksine teviller yapmaya başlamışlardır. Bu dönem zirvesi olmuştur. Ama konunun başında da zikredildiği gibi “Allah’ın kendilerinden razı olduğu” kişiler bizim için örneklik teşkil eder. 

Başka bir hadisi şerifte; Said İbn Ebi Burde Babasından şöyle rivayet eder: Akşam namazını Rasûlullah (sallalahu aleyhi ve sellem) ile kıldıktan sonra “Keşke otursak da yatsıyı da onunla birlikte kılsak” dedik ve oturduk. O bizim yanımıza çıktı ve bize “siz hala burada mısınız ?” dedi. “Ya Rasûlullah! Seninle birlikte akşamı kıldık, sonra seninle birlikte yatsıyı da kılana dek oturalım, diye düşündük” dedik. Bunun üzerine o “ Ne iyi yaptınız, İsabet ettiniz” dedi ve sonra başını gökyüzüne doğru kaldırdı- O bunu çok yapardı- ve şöyle dedi: “ Yıldızlar gökyüzünün güvencesidir; onlar yok olduğunda göğün vaat olunduğu şey başına gelir. Ben ashabımın güvencesiyim; ben gittiğimde ashabımın vaat olundukları şey başlarına gelir. Ashabımın ise ümmetimin güvencesidir; ashabım gittiğinde ümmetimin vaat olunduğu şey başına gelir. “ ( Müslim, 2531) 

İmam Nevevi (rahimehullah) bu hadisin şerhinde şöyle der: 
“ Ashabım gittiğinde ümmetimin vaat olunduğu şey başına gelir” sözü, dinde bidatlerin ve fitnelerin ortaya çıkacağı, şeytanın boynuzunun doğacağı, Rumlar’la ve diğer düşmanlarla karşı karşıya kalacaklarları, Medine ve Mekke’nin hürmetinin çiğneneneceği anlamına gelir. Bunlar onun( sallallahu aleyhi ve sellem’in) mucizelerindendir. “ 

İmam Nevevi ve hadisin aktardıkları o zaman için gaybi bir bilgi idi. Yaşanılacak bir vakıa idi. Ve şimdi görüyoruz ki bir bir olmuş!!! 

Hamd Allah’adır. Salat ve selam peygamber salllahu aleyhi ve sellem’e ashabına, kitaba ve hikmete iman edenlere, Ashabın yolundan şaşmayanların üzerine olsun.

 

  Bu yazı 475 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
  • SON YORUMLANAN HABERLER
  • SON YORUMLANAN VİDEOLAR
YUKARI