Bugun...


Muzaffer Yeşil

facebook-paylas
Sanayi Devrimi, Robotikleşme, İşsizlik Sorunu / Muzaffer Yeşil
Tarih: 18-02-2018 15:24:00 Güncelleme: 08-05-2018 10:50:00


Sanayi Devrimi

Hindistan’da 23 Haziran 1753 tarihinde, Fransız birliklerini savaş alanında yenen İngilizler (Plessey Savaşı), Babür imparatorlarının devasa hazinesine el koymuşlardı. Bu hazinenin İngiltere’ye taşınmasıyla bu ülke ekonomisinde ortaya çıkan para ve finansal olanaklarının, dokuma ve buhar makineleri ile ilgili teknik buluşların 1758-1791 tarihleri arasında gerçekleşmesine olanak sağladı.

*Buharlı Makine

Sanayi devriminin en önemli argümanlarından birisidir. 1763’de James Watt tarafından İskoçya’da (Birleşik Krallık) bulunmuştur. (icat edilmiştir) Bu makinenin gelişmiş biçimi, makine çağının gerçek başlangıç noktasını oluşturur.

*Fabrika Sistemi

Büyük makineler ev üretimi için elverişsizdi. Bu nedenle evler yerine işçiler makinelerin bulunduğu büyük binalara giderek çalışmaya başladı. Bu yöntem bugünkü fabrika sisteminin temellerini oluşturdu. İşçi sınıfının oluşmasında başrolü oynadı.

 

Makineleşme

Geçmişten günümüze değin insanların doğal olarak işleri sürekli vardır. İnsanlar doğanın bir parçası olup, maddi konularla terbiye edilip özünden koparılmadan önce hep birşeylerle meşgul olmuşlardır. Özgür bırakılsa ilk insandan beri yaptığı gibi geçimini temin edebilecektir. Gıda elde etmek bir yana, göze ve kulağa hoş gelen sanatsal faaliyetlerde bile bulunulmuştur. Geçmişte, günümüzden çok uzun zaman önce yaşamış insanların uğraşı para kazanmak değil hayat kazanmak olmuştur. Gıda ihtiyaçlarını elde ettikten sonra evi ve ailesi için uğraşmış kısacası güzellik üretmiştir. Günümüzde ise iş sahibi olmak zaruri bir hal almıştır. İnsanlar daha iyi bir iş, sağlık güvencesi vs için kırsal kesimden kentlere göç ederler. Aslında kırsal kesimde kendi gıdasını sağlayabilen insanları, yaşam şartlarını ağırlaştırarak ve yeni yükler yükleyerek (hesapta olmayan), büyük kentlerde cv hazırlamaya zorluyorlar. Kırsal kesimde çalışmak fiziksel ihtiyaçları gidermekken, kentsel alanlarda çalışmak toplumda saygın bir yer edinme çabasıdır.

50 yıl öncesine kadar makinelerin günümüzde bu denli aktif rol oynayacağı kestirilemiyordu. Bugün tarlayı makine sürüyor. Ürünü makine taşıyor. Makine satıyor. Makineler yapıyor, yazıyor, taşıyor, tutuyor, koruyor, yakıyor, söndürüyor. İşsizliğin ana etkeni işi başkasına yaptırmaktan ileri geliyor. Dünya’da yeteri kadar iş mevcut, yalnız çalışanlar biz değiliz, bizim kölelerimiz. Elimizde bir iki iş var onları da robotlara (Çekçe köle) yaptıracağız. Yapacak iş kalmayınca da Dünya’da kalmanın bir anlamı olmayacak.

 

*Makineleşmenin Etkileri

Günümüzde gıda, temizlik, su vb. gibi ihtiyaçları karşılayamayan milyonlarca insanın varlığı konuşuluyorken, makineleşmenin bu hızla devam etmesi durumunda uzmanlar; 20 yıl içerisinde 200 milyon insanın daha işsiz kalacağını düşünüyorlar. Uzmanların bu görüşünü kendi bakış açınızla değerlendirmenizi istiyorum. Bakış açılarımız her ne kadar farklı olsa da varacağımız noktanın aynı olacağı zannındayım. Her insanın yapabileceği bir iş varken ve buna rağmen olması gerektiğinden çok daha fazla insan işsizken, 20 yıl içerisinde bu döngüye 200 milyon insanın daha katıldığını bir düşünün. Ben kaos seziyorum. Toplumsal düzenin, kamu hizmetlerinin, bürokrasinin ve daha birçok şeyin aksamasına neden olacak olaylar zincirini görüyorum. Geçmişten günümüze insanlık teknolojik gelişmelere adapte olmaya çalışmış, yakaladığı bu uyumu, henüz o birikime erişemeyen topluluklara dikte etmiştir. Bu kimi zaman savaşlarla kimi zaman bilgi birikimlerinin paylaşılmasıyla vuku bulmuştur. Gelmiş olduğumuz noktada neslimiz de çok hızlı gelişen teknolojiye ayak uydurmaya çalışmakla kalmayıp adeta teknolojinin bir parçası olmak adına durmak bilmeden çalışmaktadır. Makineleşmenin insanlığa gelecekte nasıl etki edeceği hakkında fikir sahibi olmak adına yapay zeka, algoritmalar ve robotik faaliyetleri de incelememiz gerekir.

 

*Yapay Zeka

Günümüzde birçok ülke yapay zeka ve robotik çalışmalara hız vermiş bulunmakta. Gelişmiş ülkelerin yanı sıra gelişmekte olan ülkeler de bu teknolojik atılımlara cüzi de olsa kaynaklar ayırdıkları görülmektedir. Her ne kadar robotik çalışmaların lokomotifi Japonya gibi gözükse de, bu alanda en büyük yatırımları ve ilerlemeleri gerçekleştiren ABD menşeili Savunma Bakanlığına bağlı Darpa adlı kuruluştur. Darpa bugün kullanmış olduğumuz internet dahil birçok buluşa öncülük etmekle bilinir. Son zamanlarda bir hayli ilginç çalışmalara imza attıkları söyleniyor. Yapay zekaya sahip robotlar üretmek üzere oldukları düşünülüyor. Bizler gibi konuşma, hissetme, düşünebilme gibi yetilere sahip titanyum alaşımdan oluşan zeki canlılar düşünün. Düşünebilirler, mevcut bütün ağlara kolayca erişim sağlayabilirler. Basite indirgemek açısından örnekleyelim. Bir algoritma düşünün, bir bilgisayar oyunu, mesela satranç. Bu oyunu yazan ve algoritmasını oluşturan bir insan, yani onu yenebilirsiniz. Çünkü insanlar sürekli yeni bilgiler eşliğinde zeka seviyesini yükseltebilir. Yalnız oyun yazıldığı kadar zekidir. Yani o algoritma insandan daha zeki olamaz.

Yapay zekada ise durum çok farklıdır. Yapay zeka varolan her ağa kolayca sızabileceği ve öğrenme kapasitesinin bir sınırı olmadığı için yeni bilgiler öğrenebilir, kendini geliştirebilir. Öğrendiği bilgileri sentezleyebilir, yeni bilgiler üretebilir. Bir banka sistemini işlevsiz hale getirebilir. Dijital bir dünyada yaşıyoruz. Hemen hemen bütün askeri sistemler dijital ve hacklenebilir. İnsanların başlatmadığı nükleer savaşı robotlar başlatabilir. Teknoloji 60 yıl içerisinde çok hızlı gelişti. İnsanlık teknolojinin faydalı yanlarını düşünmekle o kadar meşguller ki insanlığı felakete sürükleyecek nedenlerin oluşmaya başladığını görmüyorlar. Bu bir komplo teorisi değil yada bir kehanet. Bu sadece bir varsayım.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARA
YUKARI