Bugun...


Yusuf Yavuzyılmaz

facebook-paylas
İslamcılık Üzerine Düşünceler
Tarih: 05-08-2018 15:14:00 Güncelleme: 05-08-2018 15:23:00


Zamanın ruhuna uymak bir taraftan geçmişe takılıp çağdan uzaklaşmak, diğer yandan zamanın akışına kapılarak savrulmak tehlikesini içinde barındırır. Zamanın ruhuna uyarken kutsal değerlerin yol gösterdiği evrensel ahlaki ilkelerden ödün vermemek gerekir. Böyle bir çaba, uygun bir zamanda İslam’ın tarihe dönüşüyle sonuçlanacak kutsal yolculuğa yol açacaktır.

 

XXX

 

Modern İslami anlayışların bir bölümü İslam’ı modern felsefenin ürettiği kavramlar üzerinden yorumluyorlar. Unutmamak gerekir hangi paradigmanın kavramlarını kullanıyorsan zihin dünyan ona göre şekilleniyor. Liberal İslam, Sol İslam, Türk veya Kürt İslam’ı...nitelemeleri böyledir. Belirleyici kavramsal çerçeve İslam değil, Liberalizm, Türkçülük, Kürtçülük veya sosyalizmdir

 

XXX

 

Biat aslında bireyin özgürce yaptığı seçim anlamına gelir. Anlaşılan o ki, kavramın sicili bozulmuş, körü körüne itaat haline gelmiş. Biat körü körüne itaat anlamında kullanılsa bile, bu kavram sadece iktidar alanı ile sınırlı değildir, Cemaatlerin, örgütlerin, derneklerin, muhalefetin biat etmesi iktidarı kat kat aşabilir. Nasr Ebu Zeyd muhalefetin çoğu kez iktidardan daha otoriter bir yapı ürettiğinden bahseder. Bugün ne yazık ki, İktidar karşısında yer alan odakların çoğu iktidarı suçladıkları biat etmeyi hücrelerine kadar yaşamaktadır. PKK, Hizbullah, sol örgütlerin kendi örgütlenmeleri içindeki biat sistemi iktidarı gölgede bırakacak düzeydedir.

 

XXX

 

Zulme, haksızlığa, faşizme karşı mücadele ettiklerini söyleyenler zulüm yapmayacak, haksızlık etmeyecek, faşistler gibi davranmayacaktır. Aliya'nin dediği gibi onlar gibi olmamalı kitaba uyulmalıdır. Zulme uğrayanları bekleyen en büyük tehlike mücadele ettiklerine benzeme eğilimidir.

 

XXX

 

İslam adına hareket eden bir örgütün, partinin, ekolün mücadelede başarılı olması İslam’ın başarılı olduğunu göstermez. O örgütün İslam üzerinden ürettiği düşüncenin başarısını gösterir. İslam adına olsa da bütün yönetim demektir. İslamcılıkların başarısız olduklarını savunmak başka bu düşünce tarzının bittiğini söylemek başkadır. Daha açıkçası bizim parti kaybettiğinde demokrasi sona ermiyor.

 

XXX

 

Türkiye'de Nurettin Topçu veya Sezai Karakoç'un değil de, mesela Necip Fazıl'ın daha etkili olması, İslamcı düşüncenin kültürel derinliğe çok pirim vermediğini de açıkça gösteriyor.

 

XXX

 

Ben hem İslamcılığın kendi tarihsel birikimini hem de eleştirilerini değerli buluyorum. Ayrıca bu tartışmalar yeni de değildir. Pakistan'ın Hindistan'dan ayrılma sürecinde iki büyük İslamcı düşünür karşı karşıya gelmişti. Fazlurrahman Pakistan'ın ayrı bir devlet olarak kurulması gerektiğini savunurken Abu'l Kelam Azad, Hindistan ile birlikteliği savunuyordu. İslamcı düşüncenin başlangıç noktasında bulunan C.Afgani ve M.Abduh arasında da İslami mücadelenin yöntemi konusunda farklılık vardır. Afgani bağımsız devletlerin kurulmasına öncelik verirken, Abduh eğitim faaliyetlerini önemsiyordu."

 

XXX

 

İran Devriminin ilk dönemlerdeki heyecanını yitirip, dünyanın pragmatik ve reel siyaseti arasında bir yön bulma sonucunda ürettiği pragmatizm ve ulus devlet refleksleri bir kenara bırakılacak olursa Humeyni hakkında şunu söyleyebiliriz: Humeyni 20. yüzyılda nebevi hareketin izini süren en büyük İslam alimi ve devrimcilerinden biriydi. "Ne Doğu ne Batı " anlayışıyla özgün bir İslami çizgi benimsedi. Batı kaynaklı devrimci hareketlerin ezikliğini yaşayan Müslümanlara dini bir devrimin her zaman mümkün olabileceğinin işaretini verdi.
İran'ın şimdiki konumu ise oldukça trajiktir.

 

XXX

 

Türkiye'de genelde tasavvuf karşıtı olarak var olan İslamcılığın İran devrimi ve onun lideri Humeyni'ye duyduğu sempati, Humeyni'nin eserlerinin çevrilmesiyle şok etkisi yarattı. Türk İslamcılığının neredeyse küfürle itham ettiği Mevlana ve Arabi temel referans noktalarından biriydi Humeyni'nin.

 

XXX

 

İslam var olduğu sürece, İslam’dan yola çıkarak bir ideoloji oluşturma çabaları da olacaktır. İslam’ı çağa hakim kılmak şeklinde bir arayış sonuna kadar meşru bir arayıştır. İslamcıların başarı ve başarısızlığı ayrı bir tartışma konusudur.

 

XXX

 

İslam bir dinin adı. İslamcılık yorumdur. Mehmet Akif örneğin Abduh'u önder kabul eder. “İnkılap istiyorum ben de Abduh gibi" der Safahat adlı devasa eserinde.”

 

XXX

 

İslamcılık Türkiye'de bütün sağ ve sol ideolojiler içine reddedici ve onaylayıcı biçimde sinmiştir. İslam bugün şöyle olmalıdır, din-devlet ilişkileri şöyle olmalıdır diyen herkes İslamcılık ideolojisine bulaşmıştır. Kaldı ki, İslam’ın bugün nasıl yaşanması gerektiğine dair bir zihinsel çaba İslamcılığa açılan kapıdır. İslamcılığı doğru değerlendirmek için Said Nursi, Said Halim Paşa, Mehmet Akif, Necip Fazıl, Nurettin Topçu, Sezai Karakoç, Afgani, Abduh, Kutub ,Mevdudi, Ali, Şeriati, Muhammed Abduh,Fazlurrahman, Malik bin Nebi, Hanefi, Cabiri vb İsimleri okumak gerekir. Yoksa İslamcılığa sövgü üzerinden yürütülecek bir seviyesiz tartışma üslubu ilmi olmadığı gibi ahlaki de değildir. Hiç Olmazsa içinde birbirine karşıt düşüncelerin bulunduğu "İslamcılık Öldü mü" adlı derleme kitabı okumak gerekir. Okumayan, araştırmayan, sorgulamaya hakaret eder, söver, slogan atar.

 

XXX

 

İslamcıların, Tek parti dönemine ait tek adamlığa eleştirel bakmalarıyla, bugünkü başkanlık sistemini desteklemeleri arsında hiçbir çelişki yok. Karşılaştırma yapanlar yine anakronizm tuzağına düşüyorlar. Bugünkü başkanlık sistemi seçimsiz değil, seçilen başkan beş yılda bir halk tarafından denetlenecek. İkincisi seçilen başkanı demokratik meşruiyet yönünden güçlendirerek, vesayet sisteminin önüne set koyuyorlar. Bu yüzden İslamcılar tek adamlığa karşı çıkarken şimdi destekliyor genellemesi doğru olmadığı gibi, önyargılarla beslenen bir genellemedir.

 

XXX

 

            İslamcılığın enternasyonal ümmetçilik üzerinden kendi toprağına yabancılaşması gerçekten çok önemli bir sorundur. Bir diğer konu da İslam’ın yerelleşerek evrensel özelliklerini kaybetmesidir ki, bu durum başka bir sorunun Karamollaoğlu'nun SP'de yaygın. Komplo teorisi kurmaktan gözlerinin önündeki gerçekleri görmekten uzaklaşıyorlar. İdeolojiden realiteye gitmeye çalışıyorlar. Oysa gerçeklikten ideolojiye gitmek gerekir.





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARA
YUKARI