Bugun...


Elif Şeyma Kutlu

facebook-paylas
Tevhidî Duruş
Tarih: 15-07-2018 15:14:00 Güncelleme: 15-07-2018 15:16:00


Tevhid bir yaşam biçimidir.
Tevhid, tağuti, cahili, şeytani bağlantılardan bağımsız olmaktır.
Tevhid Allah’ın belirlediği çizgide durmaktır.
Sadece Allah’a yönelmek, Allah’a bağlı kalmaktır.
Tevhid, hayatın manası, gayesidir. Sahte ilahların kapsam alanına
girmeden, putların çekim gücüne yenilmeden, şeytanın baskılarıyla yön
değiştirmeden takınılan duruşun adıdır. Tevhidden kopuş, hiçlik
dehlizinde helak olmaktır. Tevhid ile yaşanmayan hayatlar merduttur.
‘’Allah’tan başka ilah yoktur’’ sözünden ibaret değildir tevhid. Sadece
sözde kalacak bir cümle değil, yürekleri saracak bir eylemdir. İnsanı
kapsayan inanç sistemi, imana dayalı hayat metodudur.
Tevhidi benimseyip, bu yoldaki yolculuğumuzu Allah için yapmaya
çalışmak, biz müslümanların görevidir. Yalnız günümüzde bu görev de
pek de başarılı sayılmayız. Gelenekselleşen İslam anlayışıyla beraber
asıl inançtan uzaklaştığımız ortada. Farkında olmadan şirki yaşıyoruz
belki de.
Putlaştırdığımız evlerimiz, arabalarımız, gereksiz biblolar, aşırıya kaçan
süs eşyaları, israfa kaçan eşyalar..İnsanda ki kıskançlığın, kibirliliğin,
maddi rekabetin simgesi haline gelmiş.
Övünme aracı olarak kullanılan eğitim hayatımız... Sadece belli bir
mertebeye gelmek, ilim için değil de kariyer ve isim için hayatların
adandığı bir sistem. O kazanılan isim ile benlikleri tatmin etme çabaları..
İbadetleri Allah için değil de insanların iltifatlarını almak için yapmak ve
bu şekilde riyakarlık etmek de karşılaştığımız bir durum.
‘’İnsanlardan bazıları Allah’tan başka varlıkları O’na denk tutarlar,
onları Allah’ı sevdikleri gibi severler.’’ (Bakara 2\165).
 

Bu sevgi herhangi bir insana olabilir. Ama karşıdakinin de sıradan bir insan

olduğunu unutup,onun sözlerini Allah’ın sözünden üstün görürse,

Rabbine değil de aciz olan bir kula itaat etmeye başlarsa, Allah’ı hoşnut
etmek yerine ilah edindikleri bir beşeri memnun etme çabasına girerse
şirke maruz kalır. Ne yazık ki çevremizde buna fazlasıyla şahit oluyoruz.
Kendi iradelerini kulllanımdışı bırakıp, akıl ve mantıktan uzaklaşıp Şeyh

dedikleri insanlara adanmışlıkları, onların dediklerini hiç bir şeye denk
tutmadan, görev haline getirmeleri ve bunun Allah’ a yaklaştırıcı bir aracı
görmeleri cahiliye dönemindeki müşrikleri hatırlatıyor. Bu din adamlarının
da (!) kendilerine resmen tapılmasına ses çıkarmaması onların
samimiyetini gösteriyor..
Yere göğe sığdırılamayan siyasiler, partiler, sanatçılar, anneler, babalar,
evlatlar...Cahiliye inancına sahip insanların yaşadığı bu sevgi, sapıtma
yolunda olup,bu insanlar da kendilerini bekleyen tehditin farkında
değildir.
Peygamberimizin ‘’Şirk, ümmetimin içinde zifiri karanlık bir gece de siyah
bir taşın üzerinde yürüyen karıncanın ayak sesinden daha gizlidir.’’(İbn-i
Mace: 2-1406) sözünden de anlıyoruz ki, şirki yaşarken belki de farkında
değiliz. Kutsallaştırılan maddeler, kişiler, benlikler çağımızın getirdiği
gizli putlardır. Yaptıklarımızı tekrar gözden geçirip, bu putları İbrahimce
bir duruş ile yıkmalı ve özümüze dönüp tevhidi yaşamalı, yaşatmalıyız.
Kelimemizi, cümlemizi,şahitliğimizi harekete geçirmek ümidiyle..


Vesselam





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARA
YUKARI