Bugun...


Yakup Paslı

facebook-paylas
Kendinize Gelin!
Tarih: 07-11-2017 21:53:00 Güncelleme: 07-11-2017 21:53:00


Akşamları çay sohbetlerinde dedelerinden türlü köy maceraları yahut eş dost akraba mevzuları dinleyen son nesil biz miydik bilemiyorum. Hani şu daha önce defalarca dinlemiş olsak bile “ falan kişiyle falan yerde filan mesele vardı anlatsana nasıldı ? “ diye sorup tekrar tekrar dinlemek isteğimiz, dinlemeye hiç doymadığımız muhabbetler… İşte onlardı galiba bizi biz kılan ve biz kılmaktan da öte biz olarak kalmamızı sağlayan. 
Neler olmazdı ki o muhabbetler içinde, hiç tanımadığımız akrabalarımızdan konular açılır, kiminle nasıl bir akrabalık bağımız varmış öğrenirdik yeni yeni.  “Bu kadar yakınmışız demek” dediğimiz ne insanlar çıkardı gurbet otağındaki sıla sohbetlerinden. İşte böyleydi bir zamanlar akşam hasbihalleri… 
İnsan elbette yaşadığı dönemin şartlarına uygun yaşamalı, yaşayabilmeli. Ancak bu demek değil ki modern zamanların iletişim dünyasında, hiç mi hiç zaman bulamayıp iletişimiz kalalım. Hatırşinas, kadirşinas olmak gerek evvela. En azından hatrı olanın hatrını gözetmeli. Günlük sohbetler muhabbetler neredeyse imkansız hale geldi tamam, amma en azından haftalık o da olmadı aylık şöyle bir dost meclislerimiz olmalı ki bizliğimizi bize kazandıran, bizliğimizi koruyan, biz olduğumuz ortamları da soluklarımızda hissetmiş olalım. Dostlarla yapılan hasbihalin huzuruna varalım.   
“Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim” sözünü yalnızca hatırlatıp geçiyorum. Çünkü dost meclisleri dost olabilecek tıynetteki kimselerle var olur biliyorum. Eksiklik aksaklık muhakkak hep olacaktır hayatlarımızda ki mükemmel olmak için gelmedik bu dünyaya. Ancak selamlaşabilmeyi ve sonrasında dostluklar içinde hasbihal içinde kalabilmeyi hatırlatmak boynumuzun borcu diyorum. Başımıza ne geldiyse ve ne gelecekse, biraz da muhabbetsizlikten diye düşünüyorum. Hani “gözden ırak olan gönülden de ırak olur” derler ya, işte öyle… Peki gönülden ırak olunca hangi doğru hayat düsturunu düzgün bir biçimde içimize yerleştirebiliriz. Gönlümüzden uzak olanlar için mi gayret gösterebiliriz ? 
Bana sorarsanız, gönlümüzü hatrımızda tuttuğumuz kadar mazlumlara el uzatabiliyoruz mesela. Gönlümüzü hatırladığımız kadar yeryüzünü imar ediyor, çevremizi temiz tutuyor, güzelleştirebiliyoruz öyle ya… Hayatın her yanından yönünden kelimeler eklemeye çalışıyorum aslında, hayata gönlümüz dokununca hayat güzelleşiyor zira. Sıra sıra birlikte düşünelim diyorum, neyi mi ? Kaybettiğimiz güzellikleri… Onları konuşalım burada. Ama her şeyden önce, gönlümüzü hatırlayalım. Ruhumuza kanatlandığımız o asıl sılamızı, hissimizi hatırlayalım. 
Ez cümle,
Çok uzağa gitmedik mi sizce de kendimizden!
Gelin, kendimize gelelim!.. 

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARA
YUKARI